İkinci ilk yazı

5 ay olmuş ilk yazıdan sonra.. Ben dedim o kadar disiplinli değilim ve bu durum benim içimi yiyip duracak diye. 5 ayın her günü olmasa da en kötü ihtimalle 2,5 günde bir, bak yazmıyorum diye kafamı yedim. Dahası, buranın ilk halini ve oluşumunu bilen birkaç kişi de söylenip durdu 😀 “yazmaya devam etmen lazım Tülin”, “niye yazmadın Tülin”, “yahu öyle uzun uzun olmasına gerek yokki, yazsana Tülin” vs vs. İsim isim yazmayacağım ama sağolsunlar, onlar zaten kendilerini biliyorlar..

Yazıcam yazıcam da yani önce bir konsept belirlemem lazım gibi bir inanış vardı kafamda. Yok işte “gezi” üzerine olsun, ne biliim trend şekilde “gurme” üzerine olmalı, en popüler “duygular/ilişkiler/aşk/ihtiras/hayal kırıklığı” ya da mesela “kişisel gelişim” hakkında olsun vs vs. Sonra geçtiğimiz pazar günü bir anda şöyle oldum; ne gerek var kalıplara.. Bırak içinden ne geliyorsa o yazılsın, “o an ne düşünüyorsam o”, devamı gelirse su zaten yolunu bulur.

Bu inanışla tam başlayacaktım yazmaya ki, es kaza birileri burayı bulupta okursa ya da ben belki biraz duyurmaya başlarsam, ilk yazılarla arada 5 ay gibi bir zaman farkının (ki zaten onları dahada önce yazmıştım ama publish date’ler 5 ay önce gözükecek) olmaması gerektiğini düşünerek sildim yazıları 🙂 Ama o yazıların da illa olması lazım burda. Dolayısıyla biraz revize edip tekrar koyuyorum onları da 🙂

Yazıların eklenişini falan tamamlayayım, daha layout’a başlayacağım 🙂 yok font’udur, yok rengidir.. bazen hayatı gerçekten zorlaştırıyorum 😀


Leave a comment