Bir önceki yazıyı bitiremeyince tabi, kötü kötü gibi olmuş herşey. Değil değil, kesinlikle değil, tekrarlıyorum günü ayrı gecesi ayrı güzel bir şehir burası. Devam ediyorum;
– Bi dünya turist olmasına rağmen çok öyle turizm kafasına girmemiş ruslar. Onca sene komünist rejim etkileri henüz ( en azından benim gördüğüm kadarıyla ve en azından St Petersburg’da ) silinmemiş, ben pek yakın vadede de sanmıyorum silineceğini. Evet nehirde jetski yapan bir grup insan var mı var ama gel bak 10 dakkası 1000 rubleye sana da yaptırtayım demiyor kimse
– Yılın 10 ayında güneş olmamasından kaynaklansa gerek, şu anda nereye baksan birileri güneşleniyor ( ki hava geçen hafta ısınmış daha, 24-27 derece arası şu anda ) Bu genel olarak akdeniz harici bir ülkeye gittiğinizde gördüğümüz, alışık olduğumuz görüntü eyvallah ama komik olan; insanlar ayakta güneşleniyorlar ve çıplak güneşleniyorlar. Tamam insanlar güzel dedik ama o kadar da değil, en azından çıplak güneşlenenler değil..
– Gidilecek yerleri tek tek yazmak istemiyorum. Google’ladığında yüzlerce aynı şeyi yazan blog buluyorsun zaten. Ben nereye gittiysem/girdiysem ( Hermitage hariç ); dışının büyüklüğü ve ihtişamı ne kadar büyülediyse beni, içi o kadar hayal kırıklığı yarattı. Bi kubbeler güzel işte Derya.. Herşeyi restore etmişler, hem de herşeyiyle etmişler. Bilmiyorum bana battı bu kadar kusursuz olması belki de ondan. Dışarda yaşicaksın şehirde, sokaklarda. Deli deli yürüyeceksin burda, çünkü her köşede ayrı bir şey çıkıyor karşına. Hayranlık içinde kalıyorsun. Dedimya İngilizce hiçbir şey yok diye, ama neredeyse her şeyin üstünde rusça tarihi ve açıklaması yazıyor. Google translate app’in varsa ve turkcell’e ödeyeceğin paraya acımayacaksan senden kralı yok
– Ama evet, o tüm bloglarda yazan heryere gitmek lazım. Nevsky’de yürüyüp, Singer binasındaki kitapçıyı gezip ( ve hatta bi kahve içip ) Literary Cafe’ye uğramak lazım bir aperatif için. Dostoyevsky müzesi, Kont Strogonof sarayı, St Isaac Katedrali, Dökülen Kan Kiliseleri.. hepsini görmek, hepsini gezmek lazım. Vakit varsa Peterhoff’a gitmenizi de tavsiye ederim ben. Saray güzel ( bahçesi çok daha güzel ) köy güzel. Baltık kenarı olduğundan hava daha bi güzel. Ama Baltık her zamanki gibi bir hayal kırıklığı benim için. Ben kadar deniz düşkünü birine deniz diye baltık’ı göstermek küfür etmek gibi gerçekten. Tekrarlıyorum gözünü sevdiğim Ege..
– Hermitage ayrı bir başlık bu şehirde. Lourve’u gezdim ben ( baştan sona ) ve British Museum’u da gezdim. Burası bir ayrı. Ki ben hakkaten resim çok sevmem. Lourve’da mısır medeniyetini gezdiğimde niyeyse çıldırmıştım mesela ama 2 kere gittim Amsterdam’da Rembrandt müzesine hı hı diyip çıktım. Hermitage’daki ihtişamdan mıdır, yoksa eserlerden midir bilmem baya bi etkilendim ben. Ha özel olarak Hermitage için St Petersburg’a gelirmiyim gelmem ama yani eğer bir daha St Petersburg’a gelirsem, Hermitage için kesin ekstra 1 gün planlarım.
– Gündüzünden bu kadar etkilediğim şehir gece ışıklanınca ( ki gece dediğimde baya bi geceden bahsediyorum. Keza bugün 12 ağustos ve dün gece hava 22:45 gibi karardı ) ayrı bir güzel ya. Bakın demedi demeyin, gelirseniz hem gündüz hem gece yapın kanal turu. Gezdiğim en güzel aydınlatılmış şehir St. Petersburg, ciddiyim. İyi bir kanal turu bulursanız ( St Isaac’in oralardakiler mesela ) gece turunu köprülerin ( 4/5 köprü ) açılışlarınıda izleterek bitiriyor turu. Köprü açılışını göstercez diye tur satmasınlar size aman diyim. Hele istanbul’da yaşayanlar, Haliç’i düşünün hıh işte aynısının ışıklandırılmışı. Ha derseniz ki hidrolik/mühendislik falan o zaman bekleyin dicem, başka bir hikayem var onunla ilgili ( Pelin bak bunda da paso sen geldin aklıma hatta sonra da ben bile güldüm kendime )
– Son olarak, öyle söylenildiği kadar pahalı bir şehir değil St Petersburg. Ya da benim matematik sapıtmış durumda ( ki bu burda mümkün; niyeyse $100=~€90=~277₺=~6800Ruble gibi bir çeviriye fikslendim. Herşeyi rubleden önce $’a ordan €’ya ordan ₺’ye çevirmeye çalışıyorum. Yoksa kesinlikle ve ısrarla 1₺=~25Ruble diye bir hesap yapmıyorum ) Alışveriş için para harcayamadığından belki de. Sadece içeceğe para harcayınca bitmiyor burda paran
Şimdi baktım da baya bi yazmışım
Dün gece ayrıldım St Petersburg’dan. Şu anda nerdeyim bilmiyorum ( hakkaten bilmiyorum ) ama ben böyle bir doğa görmedim.Onu ayrıca yazıcam, fotoğrafla destekli yazıcam