Venedik

Herşeyden önce “lost in Venice..” Bolca kaybolun Venedik sokaklarında. Zaten minicik bir kent, ve her yol San Marco’ya çıkıyor, o yüzden hiç telaşlanmadan kaybolun dar sokaklarda Ben Venedik Karnavalı’nın neden yazın ya da baharda yapılmadığından yakınırdım hep, gidince anladım. Daha sıcak bir havada yapılsa, kesin batar şehir.. En azından batış hızı artar. Yok böyle bir kalabalık

Biz Casa Petrarca adında bir B&B’de kalmıştık.Ada tarafında. Çok merkezi, gayet temiz bir yerdi. Hele kanala bakan odaya denk gelirseniz super

Biz kostümleri İstanbul’dan kiralayıp gitmiştik. Galatasaray’da bir kostümcüden ama adını hatırlamıyorum. Burada dikkat edilmesi gereken, İtalya konsolosluğu karnaval zamanı bir parti düzenliyormuş İstanbul’da. O nedenle kostümcülerde bu dönemde kıyafet bulmak epey zorlaşıyor. Venedik’te de kostüm kiralama oldukça pahalı. Dolayısıyla böyle bir niyetiniz varsa ( ki en azından pelerin falan kiralayın bence ) çok geciktirmeden yapmanız lazım. Ayrıca, yine bu kostümcülerden ya da Beyoğlu’ndaki bilimum yerlerden birinden mutlaka 1-2 tane maske alın. Venedik’e inince suratınıza takacak 1 maskeniz olsun. Onlarca maskeci arasından, €10’dan €6000’ya kadar uzanan maske fiyatlarından, kendinize uygununu seçene kadar olayın ruhundan eksik kalmayın. Kostümsüz olsanız bile maskesiz olmayın karnavala Venedik’e gidiyorsanız.

Gerçekten küçücük bir yer Venedik. Ben genelde tüm yurtdışı turlarında “City Maps&Walks” (https://itunes.apple.com/us/app/city-maps-walks-470+-cities/id417207307?mt=8 ) app’ini kullanıyorum. Buradan bütün gezilip görülecek yerleri bulabilirsiniz zaten ve –bence- must see seçimleri gayet yerinde Yinede birkaç must see de benden,

  • San Marco meydanı ( Piazza San Marco ) – en ünlü meydan burası zaten. Venedik’in merkezi, karnavalın merkezi ( kapanış burada yapılıyor )
  • San Marco’daki saat kulesi – kesin çıkın tepesine ( benim saat kuleleri ve çanlara ilgili özel bir ilgim olması bir yana ) Tüm Venedik’I görebiliyorsunuz tepeden ama tek bir kanal görmüyorsunuz ( ki yüzlerce kanal var Venedik’te malum )
  • Santa Maria Della Salute Kilisesi ( ya da bazilika ) – gidip dilek dileyin Biz Rialto’dan ( bende gayet hayal kırıklığı oldu bu arada Rialto ) geçip şehrin o tarafından buraya yürüyüp sonra buradaki büyük köprüden ( adını hatırlayamıyorum ama çok çok çok güzel bir köprüydü ) geri merkeze dönmüştük. Yolda giderken minik minik antikacı dükkanları, galeriler falan göreceksiniz. Epey uygun fiyata, çok güzel şeyler var ara sokaklarda.
  • Palazzo Ducale ( Dükler Sarayı ) – Venedik’in yönetim sarayı. Hemen San Marco’nun yanında. Mutlak gezilmeli bence ama ben gotik çok seven biriyim tabi. Yine de özellkle sırlar turu yapmanızı tavsiye ediyorum
  • Son Bakış Köprüsü ( Sospiri ) – Ben çok etkilenmiştim.. Dünyada göreceğim son manzarayı seçme imkanım olsa burayı seçmezdim belki ama burası da hiç fena değil Kanal turu yaparken bunun altından geçerken mutlaka sevdiğinizi öpün. İnanış o dur ki; bunun altında öpüşen aşıklar sonsuza dek aşık kalırlarmış
  • Murano/Burano – Cam işçiliği ve camla yapılmış herşeyi görebiliyorsun buralarda. Bence şart mıı değil.. Hava iyiyse Burano’ya gidip renkli evler falan görülüp, güzel vakit geçirilebilir.. Ama hava kötüyse ve/veya zaman kısıtınız varsa illa gitmenize gerek yok bence.

Bir de must go’lar

  • Tabiki Kanal Turu.. – Grand tur yapın. Gondolu süren kişiyle muhabbet edin ( başta binerken de pazarlık yapın ama çok birşey farketmiyor, belki zamandan kazanırsınız biraz ) Ne kadar sohbet o kadar eğlenceli oluyor tur..
  • Café Florian – San Marco’da. Önünde ne kadar sıra olduğuna aldırmayın, MUTLAKA bekleyin ve girip paşa paşa kahvenizi için & tatlınızı yiyin

g

  • Harry’s Bar – Best martini ever!!!! ( ayrıca en sert ve en pahalısı ) Bellinin yaratıcısı burası. 1 bellini €15 yani inanılmaz pahalı ama MUTLAKA gidilmesi lazım. Aslında lokanta ama yemek için gitmeniz tabiki şart değil, yemek yerseniz carpaccio
  • Trattoria Alla Madonna – Best tiramisu ever !!!!!! arasokaklarda bulunan klasik bir italyan lokantası. Epey bir local ama baya da bir meşhur. KESİNLİKLE gidin. Risotto di Mare yiyin
  • Rossopomodoro – 2-3 yerde yedik pizza Venedikte, en iyisi buydu. Ama bence beklenti Venedikte iyi pizza yemek olmamalı, ama iyi deniz mahsülleri olmalı

Birkaç önemli nokta;

Acqua Alta – Ben Venedik’I anlatırken, bir de kanala düşseydim 4 mevsimi yaşamış olacaktım Venedik’te diye anlatırım. İlk gittiğimiz gün kısa kollularla dolaşıyorduk. Sonra yağmur başladı. Sonra sulu kara çevirdi, sonra kar yağmaya başladı sonra da kar fırtınasına çevirdi..

Bu kadar yağış alan Venedik tabiki dayanamadı ve taştı. Şehir o kadar alışıkki su baskınlarına, çok normal bir şey onlar için, çok hızlı organize olup, yaşamlarını aynı şekilde devam ettiriyorlar. Ama tabi sen turist olarak daha nooluyor yahu derken sular içinde kalıyorsun. Şehirdeyken siren sesi duyarsanız, hazırlanın şehri su basacak ki sirenler 80cm’den başlıyor, altına siren bile çalmıyorlar. En önemlisi; suyun yükselme hızına inanamazsınız. Aman ben şu yemeğimi yiyeyim, dur şu bellini’m bitsin falan beklerseniz baya su içerisinde dönüyorsunuz otele. Acqua Alta’nın en kötü yanı da fareler. Malum kanal, lağım, su.. Özellikle gece, görme ihtimaliniz olan fare boyutu epey böyle kedi boyutuna varabiliyor. Biz bir barda bellini içiyordukki, garson hesabı getirdi. Dedik hayırdır, o zaman anlattı şimdi kalkmazsanız falan diye bunları ( ki biz sirenleri duymuş ama gemi falan zannetmiştik tipik cahiller olarak ) Adamı dinleyip, kalkıp bardan çıktığımızda çok geçti. Dizimin üstündeydi su seviyesi, ne çizme kaldı ne pantalon. En kötüsü, gitti son gecemiz ve son günümüz diye üzülmüştük. Son gecemiz otelde geçti evet ama ertesi sabah uyandığımızda bütün su çekilmişti ve peril peril güneş vardı. Tam bahar modeli taktık gözlüklerimizi, bindik gondolumuza

Maskeler – €6000’ya maske gördüm ben El yapımı, inanılmaz ince işçilikle yapılmış çok çok güzel maskeler var. €500 – €700 civarı bunlarda. Sokak arabalarında falan da €10’a bulabiliyorsun maskeleri  Şöyle hatıra kalsın güzel bir maskem olsun derseniz de €40-€100 arası bir parayı gözden çıkarmak lazım.

Fotoğraf – Malum karnaval zamanı olduğu için neredeyse her adımın bir fotoğraf karesi. Sadece fotoğraf çekmek için gelen onlarca grup oluyor Venedik’te karnaval zamanı. Ben öyle çok sanat için sanat fotoğrafçılığını seven biri değilim ama ben bile çıldırmıştım karnavalda. Her durumda büyük profesyonellerdense, küçük yüksek teknolojileri tercih edin derim..

Karnaval Genel – Açılıştaki geçit töreni çok güzel oluyormuş ben görmedim. Kapanışta düzenlenen sokak partilerinde elinde şarapla uzun uzun vakit geçirebiliyorsun. Son gün ( ya da son Pazar da olabilir bilmiyorum ) aslanın uçuşu seramonisi oluyor. Aslan Venedik’in simgesi, uçanda bildiğimiz aslan figürlü bayrak San Marco’daki Çan kulesinden aşağı tiyatroya iniyor. Tiyatroda da melekler yani kadınlar oluyor.. Müzik konfeti çığlıklar alkışlar.. . Öyle ahım şahım birşey değil kesinlikle ama o kalabalığın içinde olunabilir mi tabiki olunabilir. Biz gösteriyi Basilica’nın tepesinden izlemiştik. Hem o kalabalıktan biraz daha uzaktık hemde herşeyi görebiliyordum ( ama duyamıyorduk – hoş duysakta italyanca bilmediğimizden farklı birşey olmayacaktı ama sonuçta işin ruhunu çokta hissedemedik )

 

 


Leave a comment