“The greatest secrets are always hidden in the most unlikely places. Those who don’t believe in magic will never find it..”
Bu 2 geceyi yaşayıp, o muhteşem görüntüyü canlı canlı izlemiş olmaktan dolayı kendimi nasıl şanslı hissediyorum bilemezsiniz. Umarım, hayallerinde kuzey ışıklarını görmek olan herkes, bir gün en az benim gördüğüm güzellikte şahit olur bu manzaraya umarım, tüm kalbimle umarım..
Tüm turun çıkış noktası ve ana hedefi kuzey ışıklarını görmek olduğu için, bu turu yapan firmaları ayrı bir inceledik biz. Sonuç olarak, görme şansımızı da arttırmak adına, Arctic Explorers’ın 2 gecelik paketinde karar kıldık. Hem tur rehberlerimiz hem de hizmet çok iyiydi. Ama siz yinede Visit Tromso’dan konuyla ilgili tur yapan şirketlerin hepsine ulaşabilirsiniz. Tavsiyem, şirketlerin ayakkabı ve tripod veriyor olduğuna emin olmanız. 69.paralelde, gece saatlerce dışarda olmak çok kolay bir durum değil. Bir de, turun gerçekten ışık avcısı olduğuna dikkat edin. Bizim bu turu en önemli seçme nedenimiz, gerekirse açık hava bulmak adına Finlandiya’ya kadar gidiyor olmasıydı (nitekim ilk gecemizde de Finlandiya’ya gittik)
Kuzey ışıklarını nasıl fotoğraflayacağınıza dair bilgilere buradan ulaşabilirsiniz..
Kuzey ışıklarının (Aurora Borealis) nasıl oluştuğunun bilimsel anlatımını yapmayacağım. Güneş ve dünyanın manyetik alanıyla ilgili olduğunu bilmek yeterli sanırım. Yok daha fazla detay isterim derseniz wikipedia’dan açıp okuyabilirsiniz. Ama bilimsel olarak olayın ne olduğu anlaşılana kadar tarih boyunca kutup bölgesinde yaşayan halkların efsanelerini süslemişler;
- Vikingler, savaşta ölen kahramanların ruhlarını, Odin’in kadın savaşçı hizmetkarları olan Valkyrie’lerin taşıdığına inanıyorlarmış. Valkyrie’ler, sadece savaş sırasında ölmek üzere olan savaşçılara görünüyorlar, savaşçı öldürücü darbeyi aldığında da onun ruhunu yanlarına alarak göklere yükseliyorlardı. Vikingler için auroralar atları ile kahramanları Valhalla’ya taşıyan bu kadın savaşçıların kalkanlarından ve silahlarından çıkan yansımalarmış.
- Laponlar ya da Samiler, bu ışıkların ölenlerin Dünya’yı terketmekte olan ruhları olduğuna inanıyorlarmış. Işıklar gökyüzünde belirdiğinde herkes sessizleşiyor, çocuklar oyun oynamayı bırakıyormuş. Işıklara saygısızlık etmenin çok büyük şanssızlık, hastalık ve hatta ölüm nedeni olduğuna inanıyorlarmış.
- Kuzey Kanada ve Alaska kızılderililerinin mitolojilerinde auroralarla ilgili benzer inanışlar mevcutmuş. Kanada kızılderilileri bu ışıkların ölen atalarının ruhları olduğuna inanırken, Yukon bölgesindeki kızılderililer avladıkları hayvanlara ait ruhlar olduğunu düşünmektelermiş.
- Grönland Eskimoları, doğum sırasında ölen çocukların ruhlarının gökyüzüne yükselip aurora haline geldiğini ve orada dans ettiklerine inanıyorlarmış.
Kuzey ışıklarını görebilmek için 4 şart bulunuyor:
- Aurora dairesi içerisinde bir bölgede olmak,
- Havanın karanlık olması,
- Aurora aktivitesinin olması (bu KP indeksi denen bir indeks ile ölçülüyor. 0-9 arasında bir indeks. 9’a ne kadar yakınsa aktivite o kadar güçlü demektir. KP 3-3,5 ise birşeyler görebiliyorsunuz. 4,5 ve üstü ise muhteşem şeyler görüyorsunuz)
- Havanın açık olması (bildiğin meteoroloji.. Norveç yazısında bulutlar ile ilgili söylediklerimi hatırlayın lütfen)
Bu 4 temel şarttan ilk 2 tanesine bizler hükmedebiliyoruz. Evet işte Tromso’dayız, dünyanın rotasyonu açısından kuzey ışıklarının görülebileceği en ideal yerdeyiz. Ve evet gece gündüz yani aydınlık karanlık ayrımını da yapabiliyoruz, gündüz değil gece, yaz dönemi değil kış dönemi çıkıyoruz tura. AMA 3. ve 4. şartlar bizim kontrolümüz dışında. İşte tam bu noktada şans faktörü giriyor işin içine. Diyorum ya, umarım en az biz kadar şanslı olursunuz..
Kuzey ışıklarını görme ihtimalimizi arttırmak için, Tromso’da kaldığımız 3 gecenin 2’sinde kuzey ışıkları turuna çıktık biz. İlk gece tur bizi saat 17:20’de otelimizden almaya geldiğinde, rehberimiz, havanın çok kapalı olduğunu ve Finlandiya’ya gideceğimizi söyledi. Gidip kıyafetlerimizi giydik ve 3 saatlik buz üstünde yapılan bir yolculuk sonunda kamp alanımıza vardık. Finlandiya’da tamamen donmuş bir gölün kenarındayız. Gökyüzünde milyonlarca yıldız.. Ben hayatımda hiç bu kadar yıldız görmemiştim. Pek becerememişim çekmeyi ama yani hani bir süre yıldızlara baktığınızda başınız dönmeye başlar ve uçuyormuş gibi olursunuz ya, hah işte bu kadar çok yıldızın olduğu bir gökyüzüne baktığınızda hemen başlıyorsunuz uçmaya.. Saat 11 gibi, tur rehberi işte bakın orada bir aktivite var diye bizi uyardı. Bakıyorum gökyüzüne, evet bir yeşillik var ama yani hiç öyle benim baktığım fotoğraflar ya da izlediğim videolardaki gibi bir görüntü yok karşımda. Fotoğrafını çekiyorum, baya bir şeyler gözüküyor fotoğrafta ama benim çıplak gözle gördüğüm bu değil!!! Fotoğraf çekip sonra bakmak için bu kadar yol gelinmez diyeceğim herkese diye düşündüm o anda. Sonradan aktivite biraz daha artmış olsa da, toparlanıp Tromso’ya geri dönerken içimde buruk bir hayal kırıklığı olduğunu itiraf etmek zorundayım. Yolda Burcu ile çarşamba çok güzel olacak, hem baktık bak kp5 olacak, umudumuzu kaybetmek yok diyerek birbirimizi avutup otelimize döndük.
Son gecemizde tur bizi saat 17:20’de aldı otelimizden. Mottomuz: yılın en uzun gecesinde kuzey ışıkları avında olmak 🙂 Rehberimiz Peter’ı görür görmez ilk sorumuz şansımızın ne olduğu yönündeydi. Peter, aktivitenin çok yüksek olduğunu ancak havanın Finlandiya dahil her yerde kapalı olduğunu söyleyince yaşadığımız hayal kırıklığını anlatamam. Suratlarımız epey düşmüş olacak ki Peter devam etti; “uzmanlar (ki bu konuda %100 diyemesekte %100’e yakın bir oranda başarılıdırlar) saat 10:30 civarında bir bölge için havanın açık olacağını söylüyorlar” dedi. Oraya doğru yola koyulduk. Normalde kuzey ışıkları turları yapan gruplar, hem ışık hem de sesten kaçınmak adına birbirlerine pek yakın mesafelerde durmuyorlar. Yolda Peter, açık olacak tek alanın gittiğimiz yer olduğu için, tüm turların oraya geleceğini ve normalden kalabalık olacağımız uyarısını yaptı. Yahu biz görelim de, varsın yanımızda adamlar olsun dimi ama. Bu arada yoldayız ve nasıl yağmur yağıyor inanamazsınız. Sanki kova ile boşaltıyorlar üstümüze suyu. 1 saatin sonunda Sommarøy’a vardığımızda bir anda kesildi yağmur. Bu iyiye işaret 🙂 İlk gelen de biziz, şöyle düzgün bir yer buldu Peter ve kurduk kampımızı. Makinalarımızı hazırladık falan.. Yağmur yağmıyor ama hava bulutlu, yıldızlar gözükmüyor yani ve okyanus kenarındayız, inanılmaz bir rüzgar var. Rüzgar iyi bir şey diyoruz Burcu’yla birbirimize, bulut dağıtır 🙂 Saat 21:30 gibi tüm bulutlar dağıldı, gökyüzünde minik minik aktiviteler var. 2 gece önceki kadar az değiller, daha kuvvetliler ama hala o hayallerimizdeki kıvamda değiller. Beklemedeyiz, yapacak bir şey yok. Saat 22:45 civarı, oturmuş mülteci sorunu üzerine oldukça derin ve politik bir konuşma yaparken, Burcu’nun bir şeyler oluyor demesiyle tüm grup ayağa fırladık. Bu saniyeden sonraki 10 dakikalık zaman tam olarak kelimelerin yetersiz olduğu bir rüya. Yazmayı bırakın, İstanbul’a döndüm soranlara anlatamıyorum da; dilim tutuluyor, gözlerim dalıyor falan, tamam tamam deyip beni kendi halime bırakıyorlar bir süre 🙂 “Burcu saat 10 yönüne bak” dediğimi hatırlıyorum, sonrasında ışıkların 5-6 dakika boyunca yeşilden mora (mor renk görüyor olmamız kp değerinin 6’nın üstüne çıkmış olması demekmiş ve nadir olurmuş) dans edişine şahit olmak, o gökyüzünün büyülü görüntüsünde ağzını kapatamamak, dilinin tutulması, hissettiğin kutsanmışlık ve mutluluk gerçekten inanılmaz. Tekrar söylüyorum, hayalinde kuzey ışıklarını görmek olan hepiniz, tüm kalbimle umarım ki bir gün benim yaşadığım bu duyguyu yaşarsınız. O zaman lütfen bana haber verin ki beraber gözlerimizle konuşarak bir kahve içelim sizle..
Sonrasında o kadar yoğun bir aktivite bir daha olmadı. Ama Peter’ın söylediğine göre, normalde 2-3 dakika olurmuş bu görüntü. Bizimki 5-6 dakika gibi bir zaman sürdüğü için çok çok şanslıymışız. Ha bu arada, o kadar hazırlanmıştık ya fotoğraf çekeceğiz falan diye, aklıma bile gelmedi inanın. Üstte gördüğünüz fotoğraflar, tam aktivite başlamadan ve bittikten sonraki fotoğraflar.
Son söz; kesinlikle her gördüğünüz aurora borealis fotoğrafına aldanmayın. Eminim bendeki raw hallerini photoshop bilen birine versem harikalar yaratacaktır. Bir de hiçbir zaman hayal kurmaktan vazgeçmeyin, mucizeler gerçekleşiyor inanın. Unutmayın; “evren hareketi alkışlar”..
5 thoughts on “Kuzey Işıkları (Aurora Borealis) – Dance with the Green Lady”